Suriye'deki işkence arşivi ortaya çıktı

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi çalışma arkadaşlarıyla iki yıl boyunca Esad rejimi tarafından gözaltındayken sistematik işkenceyle öldürüldüğü öne sürülen 11 bin kişinin 55 bin kare fotoğrafını çekip fotoğraflarla Su.

21.01.2014, Sal - 09:22

Suriye'deki işkence arşivi ortaya çıktı
Haberi Paylaş
Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi çalışma arkadaşlarıyla iki yıl boyunca Esad rejimi tarafından gözaltındayken sistematik işkenceyle öldürüldüğü öne sürülen 11 bin kişinin 55 bin kare fotoğrafını çekip fotoğraflarla Suriye’den kaçtı. Özel Soruşturma Komisyonu’na teslim edilen fotoğraflar işkence ve vahşetin izlerini ortaya koydu.

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirildi. Hastaneye getirilen kişilerin tamamı gözaltındayken işkence, elle boğma ve aç bırakılarak öldürülen Suriyeli muhaliflerden oluşuyordu. Askeri polis her gün, ölü olarak getirilen bu kişilerin yüz ve beden fotoğraflarını çekerek, numaralandırıp üstlerine teslim etti. Cesetlerin yüz ve bedenleri üzerine elle yazılan şifreli notlarla beraber çekilen bu fotoğraflar, Suriye ordusu içinde sistematik olarak verilen öldürme emirlerinin yerine getirildiğine dair belge olarak kabul gördü. Çalışma arkadaşlarıyla iki yılda 55 bin kare fotoğraf çeken askeri polis, sistematik işkenceyle öldürme politikasına dayanamayarak Suriyeli muhaliflerle gizlice irtibat kurdu. Askeri polis, iki yıl boyunca çekilen fotoğrafları düzenli olarak bir flaş belleğe kaydetti ve gizlice muhaliflere verdi. Muhaliflerin girişimleri sonucunda, İngiltere’de savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda söz sahibi uluslararası hukukçular ile adli tıp ve adli fotoğraflar konusunda uzman kişilerden oluşan özel bir komisyon kuruldu. Komisyonda, Birleşmiş Milletler tarafından daha önce savaş suçu işlemiş eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Sierra Leona için kurulan özel mahkemelerde görevlendirilmiş savcı ve avukatlar da yer aldı.
İşte Suriye'deki işkencenin fotoğrafları

Komisyon inceledi

Fotoğrafların ve diğer görüntülerin gerçek olup olmadığı ve üzerlerinde oynama yapılıp yapılmadığı konuları İngiltere’de bir laboratuvarda incelendi. İncelenen materyallerin tümünün müdahale edilmeyen gerçek fotoğraflar olduğu tespit edildi. Komisyon 55 bin fotoğraftan 26 binini inceledi. Fotoğraftaki kişilerin, sistematik işkenceye tabi tutulduğu, kurbanlara elleri ve ayakları bağlıyken işkence yapıldığı, tel, ip ve hatta araçlardaki ‘triger kayışı’na benzer cisimlerle boğulduğu inceleme sonunda tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer önemli tespit de açlığın bir işkence yöntemi olarak kullanılması oldu. Komisyon, bu yöntemlerle öldürülen ve 55 bin kare fotoğrafı çekilen kişi sayısının yaklaşık 11 bin olduğu tahmininde bulundu.
Fotoğrafları çeken kişiyi, Suriye dışına kaçmasının ardından görgü tanığı olarak da dinleyen komisyon üyeleri, konuyla ilgili diğer şahitlerin ifadelerine başvurdu. Komisyon, tüm bulguların, savaş suçu için kurulacak hukuk mahkemesince kabul edilebilir ‘açık deliller’ olduğuna karar verdi.
Bu delillerin Esed rejimine karşı, ‘insanlığa karşı suç’ ve ‘savaş suçları’ için açılacak davalarda ‘güçlü deliller’ olduğuna karar veren komisyon, çalışmalarını bir rapor haline getirdi. Özel Soruşturma Komisyonu’nun detaylı raporunun sonuç bölümünde şunlar kaydedildi: “Soruşturma ekibi, incelemiş olduğu materyaller ışığında Suriye hükümeti istihbarat elemanları tarafından gözaltındakilere sistematik bir işkencede bulunulduğu ve bu insanları öldürdüğüne dair bir hukuk mahkemesince kabul edilebilme niteliği bulunan açık deliller bulunduğu kanaatine varmıştır.
Bir komisyon üyesi çalışmanın Katar tarafından finanse edildiğini açıklarken, fotoğrafların , Cenevre-2 Konferansı önce ortaya çıkması konferansı etkileye olarak yorumlandı.

Sistematik öldürme şekilleri

Özel Soruşturma Komisyonu fotoğrafları inceledi ve öldürme yöntemlerini tespit etti. Komsiyon o yöntemleri şöyle sıraladı “Öldürülenlerin çoğunun 20 ile 40 yaş arası erkek. Birçoğu ip, tel ve bazıları araçlarda kullanılan ‘triger kayışı’na benzer cisimlerle boğularak öldürüldü. İdam etme yerine elle boğma yöntemleri kullanıldı. Cesetlerin birçoğunda demir çubuklara benzer cisimlerle vurularak yapılabilecek işkence izlerine rastlandı. Bunların tümünün ellerinin bağlı olduğu anlaşıldı. Cesetlerde açlık ve işkenceden dolayı renk değişimi, çürüme, doku bozuklukları görüldü. Cesetlerin yarıdan fazlasının aşırı derecede zayıf olduğu görüldü. Bu durum, açlığın bir işkence aracı olarak kullanıldığının delili olarak rapora kaydedildi. Açlıktan iskelet haline gelmiş cesetlerde ayrıca işkence izleri tespit edildi. Bazı cesetlerde elektrik verilmesinin ardından oluşan yaralar görüldü.”
Nerina Azad
Bu haber toplam: 1874 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:59:43
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x