Halepçe şehitlerini anmaya hazırlanıyor

5 bin insanın hayatını kaybettiği katliamın 26'ıncı yıldönümünde helikopterlerle Halepçe kenti üzerine gül yaprağı dökülecek

Irak'ta Baas rejimi döneminde 16 Mart 1988'de kimyasal bombaların mağduru olan Halepçe halkı, katliamın 26. yıldönü.

14.03.2014, Cum - 12:24

Halepçe şehitlerini anmaya hazırlanıyor
Haberi Paylaş
5 bin insanın hayatını kaybettiği katliamın 26'ıncı yıldönümünde helikopterlerle Halepçe kenti üzerine gül yaprağı dökülecek

Irak'ta Baas rejimi döneminde 16 Mart 1988'de kimyasal bombaların mağduru olan Halepçe halkı, katliamın 26. yıldönümünde şehitlerini anmaya hazırlanıyor. Halepçe Belediyesi, Pazar günü düzenlenecek törende kentin üzerine helikopterlerle gül yaprağı döktürecek. Anma günü öncesi 4 helikopter, Halepçe üzerinde uçarak tatbikat yaptı.

ANIT HEYKEL TAMAMLANDI
Halepçe Müzesi’nde ise hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Müzenin anıt bölümünde bir süre önce başlatılan restore çalışması bitmek üzere. Katliamı görüntüleyen 28 gazeteci için hazırlanan anıt heykel de müze bahçesinin girişine konuldu. Bu anıtta gazeteci Ramazan Öztürk’ün de ismi yer alıyor.

KATLİAMIN TANIĞI MÜZE
Halepçe Müzesi, 5 bin kişinin hayatını kaybettiği, 7 bini aşkın insanın yaralandığı katliama tanıklık ediyor. Müze, Halepçe'nin sembolü olan ölmüş baba ve oğlunun birbirine sarılarak yere uzandığı heykelle ziyaretçilerini karşılıyor. 16 Mart günü bölgeden kaçmaya çalışan ailelerin, bindiği kamyon da müzenin bahçesinde sergileniyor. Bu kamyonda sadece üç kişi kurtulabiliyor. Diğerleri, zehirlenmenin etkisiyle yolda hayatını kaybediyor.

KİMYASAL ALİ'NİN İDAM URGANI MÜZEDE OLACAK
Katliamda kullanılan kimyasal bombaların bir kısmı, ölen, kaçan ve yaralanan çocuk, kadın, erkek fotoğrafları, mağdurların mahkeme ifadeleri, o dönemki gazete haberleri vesaire birçok şeyi müzede görmek mümkün. Saddam Hüseyin ve iki oğlunun vefat belgesi ile saldırıya komutanlık eden “Kimyasal Ali” lakaplı Ali Hasan El-Mecid’in idam edildiği urgan da müzede sergileniyor.

ÖLÜM LİSTESİ
Müzenin anıt kısmında ise siyah bloklar üzerinde ölen binlerce insanın isimleri yazılıyor. Aynı aileden ölenlerin yüksekliği dikkat çekiyor. O günü hatırlayan 26 yaşın üstündeki Halepçeliler, müzeyi her ziyaretlerinde gözyaşlarını tutamıyor.

Kimyasal saldırı, herkesi etkilemiş. Şehidi olmayan aile yok gibi. Halepçe Müzesi Müdürü Sarxel Gaffar Hamaxan da katliamın mağdurlarından. O dönem 9 yaşında olan Hamaxan'ın, saldırıda babası ölüyor, kardeşi ise sakat kalıyor. Hamaxan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yöre halkının saldırıya hazırlıksız yakalandığını belirterek, "Saldırı gerçekleştiğinde insanlar ne yapacağını bilemiyordu. Çünkü kimyasal gaza karşı halkı bilgilendirme çalışması yapılmamıştı. Onun için ölümler yüksek oldu. Biz annemin sayesinde kurtulduk. Sürekli bezleri ıslatarak üzerimize serdi. Ağzımızı, burnumuzu kapattı. Bu sayede kurtulduk. Ancak bodrumlara sığınan insanların çoğu hayatını kaybetti" dedi.

KAÇIŞ YOLUNDA ÖLDÜLER
Uçaklardan atılan kimyasal bombalardan sonra Halepçe'den, İran sınırına kaçışın başladığını anlatan Hamaxan, "Özellikle kadınlar ve çocuklar, saldırıdan çok etkilendi, bünyeleri gazı kaldıramadı. Dikkat ederseniz Halepçe'de ölenlerin çoğu kadın ve çocuklardır. Kaçış esnasında da büyük bir trajedi yaşandı. Zehirlenenlerin önemli bir kısmı, kaçarken yollarda hayatını kaybetti" diye konuştu.

Hamaxan, Halepçe'den çıktıktan sonra sığındıkları mağaranın etrafına da Irak ordu uçaklarının bombalar attığını, bu saldırı esnasında babasını kaybettiğini belirtti. "Babamı, bombanın düştüğü yere defnettik" diyen Hamaxan, şöyle devam etti:

"Öyle acılar yaşandı ki, anlatamam. Katliamda toplu ölenler, bombaların açtığı dev çukurlara defnediliyordu. Çünkü insanlar, ölülerini hızlıca defnedip, bölgeden uzaklaşmaya çalışıyorlardı. Hepimiz o zaman bize kapısını açan İran'a sığındık. Kaçış esnasında birbirlerinden kopan aileler, aylar sonra yaşadıklarından haberdar olabildiler. İran ile Irak arasında ateşkes ilan edildikten sonra Halepçe'ye döndük. Gördüğümüz yok olmuş, harabeye dönmüş bir Halepçe'ydi. O zaman okul yoktu. Biz yıkılmış okul binasının kalan kirişleri üzerine oturarak ders yapıyorduk."

Hamaxan, Halepçeliler olarak katliamın "soykırım" olarak tanınmasını ve Irak hükümetinin mağdurlardan özür dilemesini istediklerini sözlerine ekledi.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 2628 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:07:39
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x