Öcalan çözüm sürecinin önemli aktörüdür, İmralı ziyaretgah değil

AKP Diyarbakır Milletvekili ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Galip Ensarioğlu, çözüm sürecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayıtında dahi önemli bulduğu bir konu olduğunu ifade ederek, "Onun için biz var olduğumuz müd.

22.02.2014, Cts - 09:41

Öcalan çözüm sürecinin önemli aktörüdür, İmralı ziyaretgah değil
Haberi Paylaş
AKP Diyarbakır Milletvekili ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Galip Ensarioğlu, çözüm sürecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayıtında dahi önemli bulduğu bir konu olduğunu ifade ederek, "Onun için biz var olduğumuz müddetçe, partimiz varolduğu müddetçe ve Başbakan sağ olduğu müddetçe çözüm süreci devam edecek.Çözüm sürecinin devam etmemesinin tek koşulu bizim ortadan kalkmamızdır. Biz halen varsak çözüm sürecide vardır"dedi.

Burada çözüm süreci ve MİT yasa tasarısı ile ilgili açıklamalarda bulunan Ensarioğlu, Çözüm sürecinin çok kıymetli olduğunu ifade ederek, "Çözüm süreci, sayın Başbakan'ın siyasi hayatından hatta daha değerli bulduğunu söylediği bir konu. Başbakan'ın hiç bir zaman neye mal olursa olsun vazgeçmeyeceği Türkiye'nin en önemli projesidir. Onun için biz var olduğumuz müddetçe, partimiz varolduğu müddetçe ve Başbakan sağ olduğu müddetçe çözüm süreci devam edecek. Çözüm sürecinin devam etmemesinin tek koşulu bizim ortadan kalkmamızdır. Biz halen varsak çözüm sürecide vardır"dedi.

"ÖCALAN ÇÖZÜM SÜRECİNİN ÖNEMLİ AKTÖRÜDÜR, İMRALI ZİYARETGAH DEĞİL"

Ensarioğlu, BDP heyetleri dışında İmralı Adası'na ziyaretlerin olup olmayacağı ile ilgili bir soru üzerine şunları söyledi: "Orası bir ziyaretgah değil. Türkiye'nin en önemli sorunun çözümüyle ilgili yani bu işin bir tarafı devletse, hükümetse bir tarafı da PKK'nın kendisidir ve PKK'nın lideridir. Çözüm sürecinin önemli aktörüdür Öcalan. Bu çözüm sürecindeki faaliyetlerini yürütebilmek ve katkı sağlayabilmesi için kiminle görüşmesi gerekiyorsa onunla görüşür. Yani şu anda bu çözüm sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi için BDP'nin milletvekillerinin oraya ziyaretleri, Kandil'e ziyaretleri ve kendi tabanına bu çözüm sürecini kabul ettirebilmelerinin koşulları sağlanıyor. Ama, burada Akil İnsanlar Heyeti faydalı olacaksa çözümün sağlıklı yürütülebilmesi için onlar gider. Ya da bir takım gazetecilerin gitmesi kamuoyunun bu işe hazırlanması anlamında faydalık olacaksa onlar gider. Yani biz çözüm sürecinde fayda gördüğümüz her argümanı kullanırız. Yasal ve doğru argümanlar kullanılır. Yoksa iş olsun diye bende gideyim, oda gitsin yani orası ziyaretgah değil. Ancak, çözüm sürecine katkısı olacaksa kimin gitmesi gerekirse o gitsin"

"DEMOKRATİK ÖZERKLİK TALEBİ SADECE SLOGAN VE SÖYLEMDİR"

Ensarioğlu, BDP'lilerin demokratik özerklik inşaa etme ile ilgili açıklamalarına değinerek, "Demokratik özerklik ve yahutta özerk bölge bunlar öyle bir partinin, bir grubun yada birilerinin ben ilan ettim, ben inşa ettim demesiyle olmuyor. Bu cehalettir. Demokratik özerklik ya da özerk bölge anayasal bir statüdür. Bu ancak siz bu idari yapınızla ilgili anayasanıza madde eklerseniz bu statüyü anayasal olarak tanırsanız gerçekleşir. Tek taraflı gerçekleşmez. Bunu da bilmek gerekir. BDP'nin kendi tabanına sunacağı çok fazla argüman kalmadı. Artık mağduriyetleri yok, ölümler yok, cenaze yok, dil ve kimlik önündeki engeller kalkıyor. Türkiye demokratikleşiyor. Ne kaldı Öcalan'a özgürlük, Kürdistan'a statü reformdur. Bu seçim özerkliği inşa ediyoruz. Özerkliğe oynuyoruz. Bunlar sadece slogan ve söylemden ibarettir" dedi.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 1720 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:07:15:31
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x