Demirtaş: Komplo ve montaj diyerek bunu örtemezsin

Partisinin grup toplantısında konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski halkını yalnız bırakmayacaklarını belirterek gerekirse milyonlarla orada olacaklarını belirtti. BDP ve HDP'nin üzerindeki saldırıların tesadüfi olmadığını söyley.

25.02.2014, Sal - 22:35

Demirtaş: Komplo ve montaj diyerek bunu örtemezsin
Haberi Paylaş
Partisinin grup toplantısında konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski halkını yalnız bırakmayacaklarını belirterek gerekirse milyonlarla orada olacaklarını belirtti. BDP ve HDP'nin üzerindeki saldırıların tesadüfi olmadığını söyleyen Demirtaş, "İktidarın sallantıda olduğu bu günlerde yeni bir alternatif doğmasını hiç kimse istemiyor" dedi. Demirtaş, Erdoğan ve oğlu ile yapılan görüşmenin kayıtlarına ilişkin Başbakan'ın yaptığı "montaj" değerlendirmesini eleştirerek, "İlk refleksi Bilal'i aramak olmuş. Demokratik bir ülkenin Başbakan'ı tarihin en büyük yolsuzluğu sonrasında oğlunu arayıp 'Paraları sakla oğlum' derse bu Başbakan refleksi mi yoksa suçüstünü engellemeye çalışan bir hırsız refleksimidir? Komplo ve montaj diyerek bunu örtemezsin" dedi.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş konuşmasına yaşamını yitiren Ali Özder'i anarak başladı. Demirtaş, "70'li yıllardan beri en ön saflarda yer almış büyük emekleri ve katkıları olmuş bir arkadaşımızdır. Dersim'e ve genel mücadelemize büyük katkılar sunmuştur" dedi. Demirtaş, Yeni Ülke gazetesi muhabiri Cengiz Altun'u da katledilişinin yıl dönümünde andıklarını belirterek, "90'lı yılların faili devlet olan katliamlardan büyük bedel alan özgür basın çalışanı arkadaşımızı rahmetle anıyoruz. Tetikçileri tanınıyor olmasına rağmen halen hesabının sorulmadığı ve bunların faili meçhul olmasında AKP'nin de payı olduğunu belirtmek istiyoruz" dedi.

'7 bin kişinin dinlenmesi hükümetin bilgisi dışında değildir'

Demirtaş, dinlemelere ilişkin iktidar eli ile medyaya servis yapıldığını ve bunun 17 Aralık operasyonuna karşı iktidar hamlesi olduğunu anlamanın zor olmadığını vurgulayarak, "Bu dinlemeleri tabi biz biliyorduk. Halen de bu yapılıyor. Halen bizler parti genel merkezinde toplantı halindeyken aşağıda bir dinleme aracı oluyor. Bu halen sürüyor. Yani öyle paralel yapının hükümet dışında yaptığı bir faaliyetten söz etmiyoruz. 7 bin kişinin dinlenmesi hükümetin ve AKP'nin bilgisi dışında gelişmiş bir mevzu değildir. KCK ve Ergenekon operasyonları benzer ekipler tarafından AKP'nin siyasi desteği ile gerçekleşmiştir. Cemaate sempati duyan polisler, hakimler, savcılar Başbakan'ın yakınındaki ekibin bilgisi dahilinde dinleme yapıyor. Bunlar dosya halinde kurgu iddianame oluyordu. Bunlar önce Başbakan'a geliyor oradan operasyon için düğmeye basılınca dalga dalga operasyon yapılıyordu. Bu dinlemeler devlet faaliyeti olarak yapılıyordu. Başbakan bundan haz duyuyordu çünkü muhalif olarak gördüklerini baskı altına alma şansına erişiyordu. Bu şekilde paralel yapıyı işbirliği içinde kendileri kurdu ve kullandı. 7 bin kişiyi dinliyorlarmış. Bundan da Başbakan'ın haberi var. Başbakan'ın haberi olmadan bu ülkede bir savcının 7 bin kişiyi veya 300 kişiyi dinleme imkanı yok" dedi. Demirtaş, dinlemeleri yapanların devlet memuru olduğunu ve paralarının da devlet tarafından yapıldığını vurguladı.

'Bilal dinlemeye takılmasaydı bu liste yayınlanmayacaktı'

Demirtaş, "Başbakan bu yapının gizli olarak kendisini ve oğlunu dinlediğinden de habersizdi. Başbakan'ın bugün öfkelendiği, ahlaksız ve hukuk dışı dediği kısmı budur. Yoksa geri kalan kısmı Başbakan'ın örgütlediği yapının faaliyetleridir. Eğer Bilal bu dinlemelere takılmamış olsaydı biz iktidar yanlısı gazetelerin manşetlerinde bu 7 bin kişinin ismini görmeyecektik. Başbakan bunları kürsülerde muhalefete, sermayeye ve medyaya karış kullanacaktı. Tıpkı son 6 yıldır yaptığı gibi. İşte paniklenmelerinin altında yatan kısım budur" diye konuştu. Demirtaş, kendilerinin BDP'li vekillerin dinlendiğine dair defalarca soru önergesi verdiklerini hatırlatarak, "İdris Naim Şahin, Meclis kürsüsünde milletvekillerimizin yaptığı konuşmalardan örnekler vermiştir. Bu 7 bin kişinin dinlenmeye başlandığı tarihe tekabül ediyor. Dolayısı ile dönemin İçişleri bakanı bundan haberdar. Ama 17 Aralık sabahı fark ettiler ki bu yapı onları da dinlemiş. Başbakan 'ne kadar safmışız' diyor ya kusura bakma ama saf ötesisin sen. Biz bunu defalarca anlattık. Senin montaj dediğin ses kayıtları ile binlerce insan ceza aldı. Sadece ses kaydına dayanarak insanlar 15-20 yıl hapis cezası aldı. Senin ki montajda onlarınki ney? Montaj deyip kurtulmak bu kadar kolay ise neden onlar kurtulamıyor" dedi.

'Komplo ve montaj diyerek bunu örtemezsiniz'

Başbakan Erdoğan ve oğlu arasında yapılan görüşmelerin ses kayıtlarına değinen Demirtaş, "Onu dinleyenler her halde montaj ile ilgili iddiaları ciddiye almayacaktır. Montaj ile savuşturulmayacak kadar meselenin ciddi olduğu ortada. Bilal Erdoğan resmi olarak soruşturmaya dahil olmuş bir şüphelidir. Muhtemelen bu kayıtlar bir savcı talebine bağlı olarak yapılmıştır. Bu dosyaya girecek mi bilmiyoruz henüz. Neden? Çünkü soruşturma engellendi. Ses kaydında geçtiği gibi. Bu nedenle Bilal Erdoğan'ın dosyasında ne var ne yok bir gün ortaya çıkacak. Sesin Başbakan ve oğluna ait olduğunu öğrenmek 20 dakikalık bir iş. Meclis'in karşısında TÜBİTAK var. Başbakan ve oğlu ses kaydını verir 20 dakika sonra anlaşılır. Çok güveniyorsanız kendinize TÜBİTAK orada. Yok oraya güvenmiyorsanız dünyanın birçok yerinde bağımsız ses laboratuarları var oraya verirsiniz. Öyle çıkıp komplo ve montaj diyerek bunu örtemezsiniz. Montaj olduğu konusunda güveniyorsanız kendinize gidin ses örneklerini verin, soruşturma başlatılmasını isteyin. Halk şu anda neyin nasıl çevrildiğini iyi biliyor" ifadesini kullandı. Demirtaş, yapılması gerekenin şeffaflaşmak ve adil bir yargılamaya kendini bırakmak olduğunu kaydetti.

'İlk işi Bilal'i aramak olmuş'

"Bir ülkenin Başbakan'ı sabah uyandığında bakanlarının çocukları yolsuzluk ile gözaltına alınmıştır. Bir Başbakan ilk refleks olarak ne yapar? Bu meseleyi anlamaya çalışır. Beklenen budur. Bizimki ne yapmış? Oğlunu aramış. İlk refleksi Bilal'i aramak olmuş. 'Paraları sakla oğlum.' Demokratik bir ülkenin Başbakan'ı tarihin en büyük yolsuzluğu sonrasında oğlunu arayıp 'Paraları sakla oğlum' derse bu Başbakan refleksi mi yoksa suçüstünü engellemeye çalışan bir hırsız refleksimidir" diyen Demirtaş, bunun 75 milyonluk bir ülkenin Başbakan'ına yakışmadığın söyledi. Demirtaş, "Biz kendisinden şeffaflık konusunda açıklama beklerken o saatlerde kendisi paraları saklama derdinde" dedi.

'Helal para ise bu telaş niye?'

Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın Başbakanlık sitesinden alınan malvarlığını sıralayarak, "Resmi malvarlıkları bunlardır. Şimdi bunu toplayıp, 10 ile de çarpsanız evdeki hesap buraya uymuyor. Hadi uymuyor paranın hepsini bankaya yatırmak zorunda değilsin. Hadi yasaya aykırı davranıp elindeki malları da yazmadın. Bu da bir yere kadar hoş görülür. Evde biriktirdin. Peki telaşla niye saklıyorsun. Helal para ise, alınteri ile kazanmışsan bu ne telaş. Bavullarla akşama kadar o çocuğu niye yoruyorsun. Çocuğa da yazık. Taşı taşı 30 milyon euro gene evde. Odaları dolduruyorlar bitmiyor. Paranın taşınmasa bile bir gün sürmüş. 1 gün boyunca para taşıyacağınıza 20 dakikada sesinizi ölçtürün ortaya çıksın" dedi.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 2231 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:54:10
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x