Rojava ve Ulusal Birlik-Kemal Kaya

<b>Kürt tarihine baktığımızda, Kürtlerin devletsizliği ve hatta isyanlarındaki yenilginin sebebinin tek nedeni Ulusal birliğin olmayışıdır.

10.02.2014, Pts - 19:58

Rojava ve Ulusal Birlik-Kemal Kaya
Haberi Paylaş
Kürt tarihine baktığımızda, Kürtlerin devletsizliği ve hatta isyanlarındaki yenilginin sebebinin tek nedeni Ulusal birliğin olmayışıdır.

Ulusal birlikleri olmayan toplumlar aşiret/kabile biçiminde düşünürler. En modern düşünceli siyasal fikirlere sahip olsanız bile aşiret/kabile bilincini aşamazsanız ulusal temsili yakalayamazsınız.

Batılıların modern tarih bilinci, uluslaşmalarını getirmişti. İçte ticaretin serbest dolaşımını arzularken, dışta ise işgalci güçlere karşı milli burjuva, din adamları, orta tabaka esnafları ve yoksul halkın birliğini getirmişti.

Ulusal birlik “haybeden gelin birleşelim” demekle olmuyor. Ulusal birlik ne bir iyi niyet belgesi ile olur, ne de pragmatik siyaset formlarıyla gerçekleşir. Bir halkın ekonomik çıkarları kadar, ulusal bilincin zorunluluğunu ifade eden, milli ruhla gerçekleşir.

Aşiret ya da günümüzde parça bilinci bu ruhu zedeleyen tek yanımızdır.

Rojava’ta koşullar özgür bir Kürdistan’ın oluşması için azami fırsatı doğurmuştur. Bu fırsatları değerlendirmek yetenekli bir siyaset ve dört parçadaki Kürtlerin ortak tutumuyla irade kazanabilir.

Düşünelim, Rojava’da halk sivil yönetimini gerçekleştirmiş, özerk yönetimlerini ilan etmiş, kısmi anlamda silahlı öz güvenliğini sağlamış durumda. Bunun anlamı kendi ekonomisini pazaralma yolunu açmış olmasıdır.

Rojava’nın ekonomik rezerv ve kanallarını şu anda canlı olan Güney ekonomisiyle buluşturulup, Kürtlerin ortak ekonomik çıkarları sağlanamaz mı ?
Yine kuzey mücadelesine tamamıyla desteğini sunmuş Rojava’lıları dört parçadan tutalım diaspora Kürtlerinden siyasal destek ile, uluslararası güçlere diplomatik baskı geliştirilemez mi ?

Bu soruların cevabı kimilerine göre göre negatif, kimilerine göre pozitif olacağını biliyoruz. Ancak Ulusal bilincin her soruna çare olacağını düşünen bilinç, bu sorulara rahatlıkla pozitif cevaplar verebilir, ve bu cevapları örgütleyebilir.

Ortadoğu’nun en dinamik toplumu şu anda Kürtlerdir. Siyasal olarak etkili bir güce dönüşmüş durumdayız. Bu durum bizi bölge sahnesinde bir güç yapmaya yetebilir, ama özgürlüğümüzü kazanmamıza yetmez. Çünkü siyasal aktivitenin büyüklüğünün ve etkili olmasını sağlayan tek güç birliktir.

Yani şöyle bir mantık yürütelim. PKK’nin varlığı Güney Federe devletine nasıl avantajlar sağlamış ise, Federe devletin de varlığı Kuzeyli Kürtlere büyük avantajlar sunmaktadır. Bu durum ne kadar gerçekse, her parçanın kendi içindeki örgütlemesi ve kendi iradesini dayatması da aynı şekilde bir dezavantaj durumudur.

Biz Kürt halkı olarak avantajlı olan yanlarımızı Ulusal birlikle tamamlayamadığımız sürece, bölge devletleri ve uluslarası güçler dezajantajlarımız üzerinde kendilerini yaşatıp, Kürdistan’ı bir savaş coğrafyasına dönüştüreceklerdir.

Önümüzdeki süreç Kürtler ya ulusal birliklerini sağlayıp özgürlüklerini kazanacaklardır, ya da bölge devletlerinin çelişkilerinin bir kartı olarak savaş gücü olacaklardır.
Rojavanın kurtuluşu bölge devletlerinin bu planına karşı bir panzehir olabilir. Ancak Rojava’nın Cenevre-2’de temsil bulmaması ve hatta dışlanması bile dağınık Kürt bilincinden kaynaklandığını kim reddedebilir?

Kuzey’de Fethullah-Akp çatışmasına takılmadan, bölge devletlerinin sunni gündemlerine alet olmadan ulusal birlik çalışmaları artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Bunun için diyoruzki; Önce düşünsel ve ruhi birlik, sonra kurumsal birlik !


Kemal KAYA
[email protected]

Nerina Azad
Bu haber toplam: 1674 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:55:20
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x