Aydınlar'dan HDP'ye saldırılar açıklaması

Aralarında yazar Oya Baydar, gazeteci Ali Bayramoğlu, akademisyenler Erol Katırcıoğlu, Ayşe Berkman, Baskın Oran, sanatçılar Zeynep Tanbay, Mustafa Avkıran gibi bir çok ismin bulunduğu 300 kişinin HDP'nin siyaset yapma imkanını neredeyse olanaksız k.

15.03.2014, Cts - 14:23

Aydınlar'dan HDP'ye saldırılar açıklaması
Haberi Paylaş
Aralarında yazar Oya Baydar, gazeteci Ali Bayramoğlu, akademisyenler Erol Katırcıoğlu, Ayşe Berkman, Baskın Oran, sanatçılar Zeynep Tanbay, Mustafa Avkıran gibi bir çok ismin bulunduğu 300 kişinin HDP'nin siyaset yapma imkanını neredeyse olanaksız kılacak saldırılara dikkat çekmek ve hükümeti göreve çağırmak amacıyla imzaladığı bildiriye ilişkin Lamartin Otel'de basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya bildirinin imzacılarından Oya Baydar, gazeteci Ali Bayramoğlu, Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Ufuk Uras, Ali Bayramoğlu, Fehim Işık, Mithat Sancar, Tatyos Bebek, Osman Kavala, Mustafa Avkıran, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç'un yanı sıra çok sayıda imzacı katıldı.
HDP'ye yönelik saldırılara karşı ortak tavır almak için bir araya gelen 300'ü aşkın aydın, sanatçı ve gazeteci adına konuşan Yazar Oya Baydar, bütün siyasal partileri saldırılara karşı ortak tavır almaya, hükümeti de sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Baydar,"HDP yalnız değildir" dedi.

"HDP yalnız değildir" pankartının asıldığı toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda ilk sözü Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu aldı. Yerel seçimlerin bir referandum niteliğinde olduğunu belirten Katırcıoğlu, demokratik süreçleri kullanmak isteyen HDP'nin bu süreçleri kullandığı sırada saldırılarla karşılaşması üzerine böyle bir imza bildirgesi hazırladıklarını söyledi. Toplantıya 300 isim adına basın açıklamasını yazar Oya Baydar yaptı. Yerel seçimler yaklaşırken seçim meydanlarında hukuk devletinin değil linç kültüründen beslenen saldırganların kol gezmesini kaygıyla karşıladıklarını belirten Baydar, aynı zamanda Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelen bu saldırıların barış sürecini tehlikeye düşürme ihtimalinin de bulunmasının kaygılarını daha da arttırdığını söyledi. HDP'nin demokrasi zenginleştiren farklı bir sesi ve sözü dillendiren bir parti olduğunu belirten Baydar, HDP'nin seçim çalışmalarının sistematik olarak engellendiğini söyledi. Baydar, "Son olarak Fethiye'de HDP toplantıları zorbaca engellenmiştir ve ne hazindir ki seçim güvenliğini sağlamakla yükümlü kamu görevlileri seyirci kalmayı, saldırganlara göz yummayı tercih etmişlerdir. Kamu görevlilerinin saldırganlara gösterdiği 'anlayış' tüyler ürperttiricidir" dedi.

'Siyasi partiler ortak tavır almalı hükümet görevini yapmalı'

Baydar, Fethiye'de Kaymakam'ın saldırıyı önceden bilmesine rağmen hiçbir önlem alınmamasının ve HDP tabelasının resmi vinç aracı ile indirip yerine Türk bayrağı asmasının ise seçimin meşruiyetine gölge düşürecek kadar ciddi bir suç olduğunu söyledi. Bütün siyasal partileri saldırılara karşı ortak tavır almaya çağıran Baydar, her siyasi partinin özgürce seçim çalışması yapabilmesinin de hukuk devletinin vazgeçilmez ilkesi olduğunu söyledi. Hükümeti de anayasal görevini yapmaya çağıran Baydar, "Saldırganları yargı önüne çıkarmalı ve bundan sonra olası bütün saldırıları önceden engelleyecek önlemleri acilen almalıdır. Zorbalık ve demokrasi birarada olamaz. İmza koyduğumuz bildiri ile demokrasiden yana saf tuttuğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz" dedi.

'Barış umuduna saldırı'

Baydar'ın ardından söz alan imzacılardan Dr. Tatyos Bebek, saldırıların kendilerini rahatsız ettiğini saldırıların Türkiye'de demokratik siyaset yapmanın olanaklarını ortadan kaldırdığını ve hükümetin seçim güvenliğini sağlaması için tavır alması gerektiğini söyledi. İmzacılardan Ali Bayramoğlu, HDP'ye yapılan saldırıların siyasi alana yapılan saldırılar olduğunu belirtti. Kürt sorununun çözümünün Türkiye'nin içinde bulunduğu "cehennemden" çıkabileceği tek köprü olduğunu belirten Bayramoğlu, "Bu saldırılara göz yummak bu can simidini kendi elimizle bıçaklamak olacaktır" dedi. Prof. Dr. Mithat Sancar ise hükümetin hukuki sorumluluğu gereği saldırılara ilişkin gerekli soruşturmaları yapması gerektiğini siyasi sorumluluğu gereği ise açık ve net tavır alması gerektiğini fakat bu iki durumun da gerçekleşmediğini söyledi. Sancar, "HDP'yi yalnız bırakmak Türkiye'de birlikte yaşama umudunu ve barış umudunu terk etmek demektir" dedi. Oyuncu Mustafa Arıkkan ise "30 Mart'ta seçime girmesi engellenen bir parti varsa o seçim zaten seçim olmayacaktır" dedi.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 4027 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:11:50
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x