'Göz Bebeği' 'Göz Ağrısı' 'Göz Dikeni'

Faik Öztrak'ın "Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri'ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez" demesi, beraberinde yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Toplumun "göz bebeği" dediği ordu, "raydan çıkan" toplumu hizaya sokmak için darbe yapabilir, insanlara dışkı yedirebilir, köylerini yakabilir, işkence edebilir ve öldürebilir sonucu çıkar diye okumak lazım.

Gencettin Öner

13.09.2023, Çar | 14:42

'Göz Bebeği' 'Göz Ağrısı' 'Göz Dikeni'
Makaleyi Paylaş

Bir televizyon programında konu darbeler ve ordu meselesine gelince, konu hakkında soru soran moderatöre; "Yıllarca bu ülkede darbe yapan ordu hangi orduydu?" sorusuyla cevap veren CHP Diyarbakır milletvekili Sezgin Tanrıkulu'na yönelik sosyal medya ve telefon üzerinden ağır hakaretler ve tehditler yağdıran bilumum faşist ve ırkçıların safında yer alan kendi partisinin sözcüsü Faik Öztrak'ın "Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri'ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez" demesi, beraberinde yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Toplumun "göz bebeği" dediği ordu, "raydan çıkan" toplumu hizaya sokmak için darbe yapabilir, insanlara dışkı yedirebilir, köylerini yakabilir, işkence edebilir ve öldürebilir sonucu çıkar diye okumak lazım. Yüzlerine demokrasi, adalet ve özgürlük maskesi takanların maskeleri bir kez daha düşmüştür. Sezgin Tanrıkulu, yüzyıldan beri bu topraklarda sürdürülen insanlık dışı katliam ve uygulamaların ete ve kemiğe büründürmüş tüm kötülüklerin anası bu partiden milletvekili olmak için girdiği çabanın eleştirisini şimdilik saklı tutuyoruz. Bu milletvekilinin sorduğu sorular nedeniyle, kendi partisi dahil lince tabi tutulması insanlık adına kabul edilemez. Silahı ve gücü elinde bulunduran bir kurumu "Göz bebeğimizdir" gibi siyasi hamasetlerle açıklama yapmak, kendi partisinin milletvekilinin gayet normal bir şekilde sorduğu soruya öncelikle cevap vermelidir. Hepimiz, her vatandaş bu soruları sormalı, sormaya da devam etmeliyiz.

Evet soruyoruz. 1960'ta emir komuta zinciri içinde yapılmış ve başarılmış darbeyi,1971 yılında muhtıra tehdidini, 1980 başarılmış darbesini, 2016 yılında darbe girişiminde bulunanlar acaba başka ülkelerin silahlı kuvvetleri miydi? Bu darbeler ve darbe girişimlerinin tamamı emir-komuta zinciri içinde yapıldı. Darbe ve sonrası on binlerce irili ufaklı rütbedeki komutanların, "Biz bu darbeyi kabul etmiyoruz. İktidar derhal sivil otoriteye devredilsin" diyenler çıktı mı? Hayır. Peki bu darbelerin adına ne diyeceğiz? Bu darbeleri Kim yaptı diyeceğiz? Oysa bu darbeler, emir-komuta zinciri içinde kurumsal olarak yapılmış darbelerdir. 2016 darbe girişiminin başarısız olmasının nedeni de değişen dünyanın siyasi konjonktürü ile ilgiliydi. Avrupa ve ABD bu son darbeye onay ve destek vermediği için başarısız oldu. Tank ve uçakların devreye girmesi, genelkurmaydaki üst rütbeli generallerin içinde yer aldığı bir darbe girişimiydi. 21. yy da darbeye darbe diyemeyen, darbeler yapmış orduyu kutsayan siyasi zevatların "Ordu halkımızın göz bebeğidir" yalanını tellendirmeye devam etmeleri, bu yalanların alıcılarının hala olmasıyla ilgili bir şeydir. bu topraklarda sürdürülen yüz yıllık zulüm ve katliamların, bu konuda mustarip mağdurların torunları ne yazık ki kuzu postuna bürünmüş bu kurtlardan ne hikmetse hala demokrasi, adalet ve özgürlük beklentisi içinde olmaları ne acı bir durumdur.

Demokrasi ve özgürlüklerin kurumsallaştığı ülkelerde, Devlet ve onun kurumsal yapılarına hiçbir zaman kutsal gözüyle bakılamazlar. Ordu dahil, bütün kurumların bütçeleri vatandaşların vergileriyle döner. Görevi de bilindiği gibi dış tehditlerden vatandaşlarını korumakla yükümlüdür. Bu ülkelerde asker veya polis, riskli bir meslek seçtikleri için vatandaşa tepeden bakamaz, kendini vatandaşların üstünde göremez, "risk alıyorum" diye de naz yapamaz. Bu riskleri bilerek bu mesleğe girilmiş ve onun için de maaş alıyor. Hiçbir meslek diğerlerinden üstün ve kutsal değildir.

Kendisini devlet ve orduyla özdeşleştirmiş kesime söyleyeceğimiz bir şey yok. Ya mağdurların hala bunlardan medet ummalarına ne demeli? Bu topraklara gerçek anlamda demokrasi ve özgürlüklerin gelmesine epeyce bir zamanın olduğunu gösteriyor.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

4103 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:23:21:17

Gencettin Öner

Yazarın Önceki Yazıları

Bir Ulusa ve Onun Değerlerine Dayatılan Onursuzluk Selahattin Demirtaş ve Seher’in Dramı İnsanlık Değerlerinin Yerle Bir Edildiği, İnsanlık Erdeminin Çöktüğü Nokta; Soykırımlar 2024 Seçiminin Patolojik Siyasal Anatomisi Üzerine Bir Kaç Söz? Kürt Siyasetçilerin Aymazlıklarına Kim Dur Diyecek? Mertliğin, Onurun ve Yiğitliğin Timsali; Yılmaz Güney Toplumlara 'Hakikat' Diye Dayatılan Sosyal Psikoz ve Sosyal Halüsinasyon Handikaplarından Kurtulmaları Mümkün Olabilir mi? Sekülerlik, Laiklik, Komünizm ve Sosyal Darwinizm Üzerine Felsefi Bir Analiz; Kürtler Bu Kavramları Nasıl Algılıyor? (2) 3 Olgu, 3 Sonuç ve Toplumun Çok Hazin Aymazlığı Sekülerlik, Laiklik, Komünizm Üzerine Felsefi Bir Analiz; Kürtler Bu Süreçte Ne Yapmalı (1) Tarihten Hiç Ders Çıkaramama Sarı Hoca(İsmail Beşikci) Hakkında Birkaç Hayat Anekdotu 'Derin Dewlet Nedır Abê?' Aptallığın Resmi Var Mıdır Acaba? Yalanlarla Zihinlere Kazınmış Ezberlerin Bozulması ve Hakikat 'Xwedê Mırov Kor Neke, Kor Bikejî Kerr Neke' Sosyal Psikoz ve Hakikat 'Cumhuriyet' Nedir? Ne Değildir? 'İlericilik', 'Gericilik', 'Faşizm' ve 'Demokrasi' Kavramları Üzerinde Felsefi Bir Beyin Fırtınası Sivil Katliamları İdeoloji ve Din Kisvesi Altında Savunan Barbarlık Katliam, yağma, fetih ve işgalleri kutsama, bu kötülüklerin mağdurlarının torunlarının aymazlıkları üzerine Bayramlar; Kimilerine Sevinç ve Mutluluk Vesilesi Olurken, Kimilerine Neden Hüzün ve Yok Sayılma Vesilesi Oluyor? Tabuları Yıkmak Değerli Hukukçu, Hakperest İnsan, Hacı Akyol’un Anısına Saygıyla Toplumsal Hafıza, Mustafa Muğlalı ve 33 Kurşun olayı Sivas Katliamı Üzerine Tekrarlı Bir Hatırlatma Hakikat ve Vicdanla Bağdaşmayan Rutinleşmiş bir İnanç Ezberi; Kurban İnsanlığın Erdemli Olma Yolundaki Uzun Yürüyüşü; Evim mi? Devrim mi? İki Yüzlülük, Riyakarlık ve Yalanlarla Nereye Kadar? 2023 Seçim Sonuçları Üzerine Birkaç Söz… Kaybedenler ve Kazananlar; Neden? Nasıl? Niçin? Yüz Yıldır Kürtlere Dayatılan 'Kırk Katır mı? Kırk Satır mı? ' Anlayışına Ne Zaman Dur Denilecek? Faşist Nobranlıkla Nereye Kadar? Bir Seçimin Sosyolojik ve Siyasal Anatomisi 'Denizler'in Yolu' ve Gerçekler Dersim Katliamı Olguları, Kavramları Çarpıtma Ve Türk Toplum Algısında Karşılık Bulmuş Politik-Şoven Psikoz 23 Nisanı Bayram Havasında Kutlayan Türkler, 24 Nisan Trajedisini de Unutmamalılar Toplumu İnanç Ve Bayrak Dayatmasıyla Terbiye Etmeye Çalışılan Oyunlar Ve Erdemlilik Tarihte yaşananlardan ders çıkaramama ve son hazin siyasi aymazlık Kılıçdaroğlu'nun 'Halil İbrahim Sofrası' Temennisi ve Gerçekler Spor centilmenliği, seri katilleri kutsama ve faşistleşen toplum Coğrafyamızda meydana gelen deprem felaketi üzerine birkaç söz Riyakarlık, makyaj ve yalanlarla nereye kadar? Etnik nefretin aramızdan aldığı güzel insan; Hrant Dink 'Öteki'ye Olan Düşmanlık ve Nefret, Empati ve Erdemliliğe Dönüşebilir mi? 100. Yılına girecek olan otoriter ve tekçi rejimin kalıcı otokrat bir rejime evrilmesine karşı mağdurlar ne yapmalı? 'Kimseye Verilecek Bir Çakıl Taşımız Yoktur' Veya ‘Ya Sev Ya Terket!' Metaforu Üzerine Birkaç Söz Nasıl Bir Anayasa? Sedama bındestîya Kurda azlû bu! Neo-Osmanlıcılık ile Neo-İttihatçılığın 100 yıllık ezeli düşmanlıktan, iktidar ittifakına geçmeleri ve 10 kasım üzerine birkaç söz Cumhuriyet mi, Demokrasi mi? 2023 Seçimlerinde 'vatandaş bekası' için kime ve neye göre oy verilmeli?
x