Adnan Güllüoğlu: Savaş ve barış diğer kavramlarda olduğu gibi taraf olanlara göre çeşitli anlamlar ifade eder

Savaş ve barış diğer kavramlarda olduğu gibi taraf olanlara göre çeşitli anlamlar ifade eder

İnsanlık tarihi aynı zamanda zorbalığa karşı başkaldırı tarihidir. Örneğin Spartaküs olmasaydı köleci düzen hala devam ediyor olacaktı...

Adnan Güllüoğlu

23.11.2022, Çar | 10:55

Savaş ve barış diğer kavramlarda olduğu gibi taraf olanlara göre çeşitli anlamlar ifade eder
Makaleyi Paylaş

İnsanlık tarihi bu güne kadar güçlüye karşı zayıfların verdiği savaşlar ile şekillenmiştir. Zorba düzene ve şiddet uygulamalarına karşı oluşan tepkiler ilk olarak saflığını koruyan gençlik kesiminde taban bularak gelişir ve sonra topluma yayılır. Bu nedenle tarihteki siyasi hareketler açısından gençliğin ve gençlerin önemli bir yeri vardır. Köleci toplumda köle sahiplerine, feodal toplumlarda feodallere, emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı tepki ve eylemler ilk olarak gençleri etkilemiştir. Milyonlarca insanın öldüğü iki paylaşım savaşı sonrası yeniden kurulan dünya düzeninde egemen ülkelerin gençleri arasında (50'li ve 60'lı yıllarda) kendilerine Hippi denen savaş karşıtı gençlik hareketi oluştu. Dünyanın bütün canlılara ait olduğunu savunan şiddet karşı bu gençlerin ülkelerindeki iktidarlara karşı belirli olabilecek bir siyasi görüşleri yoktu. Politika ile ilgilenmediler. Çiçek Çocukları da denilen bu gençler savaş karşıtı eylemleri ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde kısaca yeni dünya düzenini kuran ülkelerde iktidarları zora sokan bir gençlik hareketine dönüştü. Ekolojiden yana olup dayatılan modern yaşam tarzına, toplumsal kurallara ve dayatılan tüketim alışkanlıklarına da tepki duyuyorlardı. Genelde vejetaryen olup kendi aralarında komün yaşamını tercih ettiler. Savaşa ve militarizme karşı özgürlüğü savunan, zayıf olandan yana bir anlayışları vardı. O yıllardan beri akıllarda kalan ve dillerden düşmeyen "Savaşma Seviş" sloganlarıydı.

Hippiler özellikle 1965 yılında ABD'nin Vietnam işgali ile başlayan süreçte yaptıkları işgal karşıtı eylemler ile gündem oldular. Özellikle ABD, İngiltere ve Fransa gibi kendi ülkelerindeki egemen sınıfların çıkarları için yapılan savaşlarda kullanılmak istemedikleri için karşı çıktılar. Savaşlara engel olamadıkları gibi dünyaya istedikleri barışı da getiremediler.

Daha sonra barışın sevişerek olmayacağını kavrayan ve siyasi alternatifi olan efsanevi 68 kuşağı gençlik içerisinde örgütlenmeye başladı. “Savaşma Seviş “sloganının yerini antiemperyalizm, demokrasi ve ezilen halkların yana eşitlik, bağımsızlık ve anti sömürgeciliği içeren sloganlar almaya başladı. Bu kuşak zaman zaman sabırsız davranıp haddini aşan silahlı eylemlerde de bulundu. Düzen karşıtı bu eylemler genelde Küba devrimini örnek almıştı. Her ülkenin somut koşulları Küba'ya benzemediği için Regis Debray'ın teorisini oluşturduğu "Öncü Savaşı" ve "Suni Denge “anlayışı ile yapılan eylemler başarıya ulaşılamadı. Yapılan halktan kopuk ve yanlış eylemler tekrarlandığı için de benimsenmedi şiddet ve savaş karşıtı tepkilerin oluşmasına yol açtı.

Bu durumdan faydalanmak isteyen çıkar grupları savaşı oluşturan nedenlere değinmeden "sevişmek" yerine barış diyerek haklı ve haksız yapılan savaşları bir tutan propagandalara başladılar.

Savaş karşıtı olmak, barıştan yana olmak için yapılan çağrılara uymaya kimsenin itirazı olmaz.

İnsanlık tarihi aynı zamanda zorbalığa karşı başkaldırı tarihidir. Örneğin Spartaküs olmasaydı köleci düzen hala devam ediyor olacaktı. İşgalci ve yayılmacı ülkelerde barıştan yana ve savaş karşıtı olan hareketlerin anlamı büyüktür. Ancak savaşın nasıl bir felaket olduğunu ödenen bedellerle iyi bildiği halde ülkesinin yarısı işgal altına alınmış bir Vietnamlı için Hippiler gibi savaş karşıtı olup "Yaşasın Barış" demenin ifade ettiği bir anlam da yoktur. Çünkü Vietnamlılar başka bir ülkeyi işgal ederek savaşa neden olmadılar. Ülkeleri 1955 yılında ikiye bölünmüştü ve yarısı zaten işgal altındaydı. Vietnam halkının savaşmayıp barış istemesi ülkelerinin bölünmesini ve yarısının işgal altında olmasını kabul etmeleri anlamına gelir. Bu nedenle Vietnam halkı ve gençliği "Savaşma Seviş" gibi Hippi sloganlarının büyüsüne Amerika'daki gençlik gibi kapılmadılar. Onlar ülkelerini barış ile değil, ancak savaşarak kurtarıp birleştirebileceklerini biliyordu. Öylede yaptılar.

Vietnamlılar savaşarak 1976 yılında işgalcilerini ve yerli uzantılarını kovarak ülkelerini birleştirip bağımsız oldular. Demokrasi, adalet, eşitlik gibi kavramları nasıl içerikleri ile birlikte değerlendirmek gerekiyorsa savaş ve barış kelimelerini de yerinde kullanmak gerekiyor. Çünkü bu iki kavram da kullanana göre farklı anlamlar taşır. Kim ne için savaşa karşı ve kim ne için barış ister? Barıştan yana görünen, sürekli savaşa karşı çıkan bazı kesimlerin A planı olanların gizledikleri bir B planlarıda olabilir.

A.Güllüoğlu

 

Bu makale toplam: 60 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:23:55:14
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Adnan Güllüoğlu

Yazarın Önceki Yazıları

İnsan haklarının olmadığı yerde hayvan haklarından söz edilemez Söylendiği Gibi Aynı Gemide miyiz? Demokratik Bir Anayasa Bekleyenler İçin Deyim Yerindeyse Yine ‘Dağ Fare Doğurdu’ 25 Kasım kadına karşı şiddete karşı mücadele günü Bitmeyen Kürd sorunu, farklı bir bakış açısı ve yine koparılan kızılca kıyamet Dayan İran dünyayı şaşırtmaya devam et Siyasette İki Yanlış Toplansa da, Çıkarılıp, Bölünse de Doğru Sonuç Elde Edilmiyor Kedi Allah rızası için fare tutmaz İletişim çağında tarihi gerçekleri çarpıtmak çirkin olmakla birlikte nafile ve utanç verici bir çabadır Değişim eskinin tekrarı ile olmaz Türkiye’de siyaset önyargı ve ötekileştirme üzerine kuruludur Tarih ve Kültürel Değerler gibi Ekoloji de gelecek nesiller adına korunması gereken bir mirastır Yapılan zulme bakıpta görmeyen de kör şeytandır İki Parti ve İki Belediye Başkanı İki yüzlü değil, çok yüzlü CHP Kılıçdaroğlu: Kürdistan lafından ben de rahatsız oluyorum Sorunlar ancak eşitler arasında çözülür Jin, Jiyan u Azadi Efrin’de neler oluyor 5 No’lu Cezaevi kazandığı şöhrete uygun İşkence Müzesi olmalıdır Geliyorum diyen madenlerdeki 'Kazalar' kader değildir CHP ve AKP ikileminde bırakılan seçmen Demokrasilerde Ben Diyerek Siyaset Yapılmaz Cema Bayramı ve Ezidiler Yok Birbirinizden Farkınız Kürd'ün acısı bitmiyor: Gözyaşları içinde mezara verilen Wanyar bebek Kürdistan Bağımsızlık Referandumu ve İsrail Kürt kadınının saçını keserek verdiği acılı mesaj Bir amaç varsa, o amaca ulaşmak isteniyorsa bunun yolu ilkeli siyaset yapmaktır Devletin Çirkin Yüzü; Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi Özür Dilemek Erdemdir Türkiye'de Yapılan Darbelerin Tek Amacı Statükoyu Korumaktır Zilan Katliamı / Komkujiya Zilan Adnan Güllüoğlu: Problemler anlaşılmadan çözülmez Kör Topala 'Nasıl Gidiyor' Diye Sormuş, Topalda Köre 'Gördüğün Gibi' Demiş Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara CHP Eski Tas, Eski Hamam 72 yaşındaki bir kadına doktor ayıbı Evlat Sevgisinin simgeleri: Cumartesi Anneleri HDP'nin beyinlere yerleştirmek istediği mantık Yeter Demenin Zamanı Geldi ve Artık Geçiyor Anti-Marksist Devrimcilik Bir Doğrunun Ardına Kırk Yalanı Sığdırmak Tekçi Düşünce Kuzu Postu Giymiş Kurt Gibidir Denetlenebilir Bir Başkanlık Sistemi ve Bölgelere Ayrılmış Türkiye Bir Kadın Kahraman Leyla Kasım Hiç Bir Anne Evladını Siyasi Bir Amaç İçin Kullanıp Feda Etmez İlkesiz Yapılan Siyasetin Başarı Şansı Yoktur Kimin Kaçtığı, Kim Savaştığı Değil önemli Olan Kürd Halkı ve Bu Halkın Geleceği İçin Kim Ne İstiyor Düşündürücü Olan ve Yanıt Bekleyen Sorular Enlerin 1 Mayıs Kutlaması Devlet ve Demokrasi Geleneği Siyasette Tutarlı Olana Saygı Duyulur Değerlerine Sahip Çıkmayan Ezilen Uluslar Yok Olmaya Mahkumdur! Eleştiri ve Özeleştiri Kürdler Neden Size Oy Versin? Barzaniler, yine Kürt ve Kürdistan karşıtlarının hedefinde HDP Nereye Gidiyor? CHP ve Kürtler Irkçı validen Kerkük'te Newroz yasakları Devleti Olmayan Her Halk Yalnızdır Teslimiyet Ölüme, Direniş Zafere Götürür Azınlığın Azınlığı Olmak Savaşlarda Taraf Olunur! Putin'e Dünya Dur Denmeli Türkiye'de Antiemperyalist Olmak Savaşa Hayır! İşlenen Kadın Cinayetleri ve Nedenleri Taş Yerinde Durduğu Kadar Ağırdır Sorunların Adı Doğru Konmadığı Sürece Üstü Örtülerek Çözülmez Anlayan varsa beri gelsin Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı? Türk Solunun Dayanılmaz Kibri Ana Dilde Seçmeli Anadil'e "Yetmez ama Evet" Sezen Bahane Kemalizm ile Türk İslam Sentezcilerinin İttifakı Şahane Şaka Gibi Kim hesap soracak? İmralı mı, Edirne mi? Hoş Ama Boş Konuşmak Kılıçdaroğlu ve Stockholm Sendromu
x